seyit köse
Bu kullanıcı, herhangi bir biyografik bilgi paylaşmamış
seyit köse tarafından yazılan yazılar
MAVRA-SEYİT KÖSE
artık kabına sığmıyor gülüşlerim külhanbeyidir naradır mordur mosmordur konuşun ses verin romalısından kaltak bir şehrin balo bu mimlenir ayaklarında kus kusmuklar bağrında tabiatzede bir ilim mavradır silüsünden bir umman çıkar kütükler karaya vurunca bir mum sönmüş pelerininde neronun ordinaryus denizde kum gökte şimşek çakar yutar yutturur yutağında bir beyaz yılan sokulur sinsi kelimeler otların arasından [...]
GÖLGE GALERİSİNDE BİR KARALTI-SEYİT KÖSE
gece buradan siyahi üç kişi geçti ikisi gece gibiydi biri başka beyaz giyimliydi ikisi metropolde salınan tavsayan ve tom amca buradan siyahi üç kişi geçti ötekinin başı dumanlı güneş gibiydi afrika gettolarda ilenen iliklerine kara derili her şey içinde bir şey marangoz da olabilirdi ya ağaran düşlerinde bir akşam şehadeti seçti
İZOHİPS
hesap ettim günlerce çarptım durdum sekteye uğradı attığım adımlar sokaklarda çocuklar ipler atlar kahrolsun benim sömürgeci ellerim çocuk ipler atlar ah benim tarih kitaplarında gezinen ellerim tanrıdan sezara sezardan tanrıya ve tanımadım yüzlerinden okudum yüzünden okudum anlamadım çevirdim okudum düzünden şaşırdım titredim temiz bir sayfa daha aç monark kirlenen sayfalarda hapşırık biraz tozluca şükür gibi [...]
YIKINTI FARESİ VE ONU TANIMAYAN BALIKLAR-SEYİT KÖSE
“ Ara sıra da olsa kaçıp kendime kalacağım bir yerim var” diye düşünerek gelmiştim yine deniz kıyısına. Banklardan birine oturmuş denizi seyrediyordum. Geceydi, bir kaç sokak köpeği ve havada uçuşan martıları saymazsak kimsecikler yoktu ortalıkta. Buraya her gelişimde adet edindiğim üzere gözlerimi denizin görünen en uzak noktasına dikmiş hayal kuruyordum. Tarifi imkânsız bir şey bu, [...]
HER NEYSE-SEYİT KÖSE
Bulutların yoğun olduğu bir gündü. Yağmur bazen yağıyordu. Bazen de, her neyse… Beklemekten sıkılmıştım. Oysa söz vermişti, söz verdiğinde gelir sanıyordum. Zihnim, Erciyes’in etekleri gibiydi. Doruklarda biraz kar vardı. Bu mevsim hep böyle olurmuş, bildim. Bu mevsim ben de böyle olurum. Aklımın safiyetini yukarılarda bıraktım. O doruklar yok mu, o geçmiş, her neyse… Ben zaten [...]
DİRENÇ
Ben size kolhozları mı anlatıyorum, belki öyle belki de değil Evrensel tahakkümün izleri var kelimelerimde Mecburiyetin bir araya getirdiği insanlarla birlikteliğimizin ilk günü, her birinin gözlerinden huylarını okumaya çalıştığım o gün ne güzeldi… Yol kenarlarına toprak seriyorduk.Her birimizin elinde kazma, kürek, tırmık, yazın yakıcı sıcağında, o günün üzerimize iliştirdiği heyecan ile çalışıyorduk.Heyecanımız yukarıda sözünü ettiğim [...]
SERAZAD-SEYİT KÖSE
Bu şehre nasıl getirildiğimi sorma. Sanki bana gizli bir görev verilmişti. Daha önce Anadolu’ya adımını atmamış olan ben, gidip Anadolu modernleşmesini izleyecek, sosyolojik tespitlerde bulunacaktım. Aylık 18 lira maaş alacaktım. Ülkenin orta yerinde, bir dağın karşısında yaşayacaktım da yeme, içme, kira derdim olmayacaktı… Daha önce bir dağ görmemiş olan ben, küçücük tepelere dağ demiş olmaktan [...]
