Evet akşam olmuştur güneşimiz doğmuştur
Mezarda yatan cinler havsalaya kaçacak
Firavn denen şu iti Kızıldeniz boğmuştur
Rabbim Musa’laraysa nice yollar açacak.
Haberiniz olsun ki daha henüz ölmedim!
Sonuna kadar da ben okuyup yazacağım,
Herkes gibi kalbimi aklım ile bölmedim
Yaşarsam daha nice mezarlar kazacağım.
Doğduğumdan beridir hastayım ben doktor bey
Teşhis konulamıyor sanki yaşamıyorum,
Neyzen Tevfik’ten başka dinlemem asla bir ney,
Ne yaparsam da kendimi asla aşamıyorum.
Şu an bir yataktayım ve de ben çok hastayım,
Hangi ilaç verilse olmaz bana faide,
O öldü öleli ben dönülmez yastayım
Tanrı vermiş ne yapayım değiştirilmez kaide.
Dışarda kar yağıyor içime kan yağıyor
Rabbim yalvarıyorum lütfen bana yardım et,
Gece vakti kitapları masada kim sağıyor?
Bulanık görüyorum görüntü değil ki net.
“Rabbim ilmimi arttır” harfleri öğret bana
Hira kadar olmasa da bir mağara göster nerde?
O mağarada durarak yaklaşayım ben sana,
Şahdamarım sen isen alnımdaki ter’sin de (!)
Bak burası Filistin şurası da İsrail,
İzin ver öldüreyim yoksa yatamıyorum;
İkinci dediğim il yeryüzünde hit rezil
Hava soğuk bu yüzden yorgan atamıyorum.
Kanun dedikleri şey çalınalı çok oldu,
Tüm şehir uykudayken ben kitap okuyorum;
Kaç yıldır kalp gözüme ırmak kadar kan doldu,
Kendi kumaşımı ben hep kendim dokuyorum.
Kış geldiğindeyse ben bir tuhaf oluyorum,
İstanbul ve de Beyoğlu ve de İstiklal Pera;
Kış gelince ben sanki Ankara kokuyorum
Chopin Othello Wagner hayat sanki opera.
Başım ağrıyor tanrım bilirsin çok cahilim,
Elmadaki kurt gibi kitapların kurduyum;
Tüm kitaplar denizdir ben onlara sahilim
Kalbim bir yurttur benim yurtsuzların yurduyum.
Postaladığım mektupların şehirleri kaybolmuş,
Hepsi geri geliyor ama ben yazıyorum;
Postacı “deli” diyor şehirler daha bolmuş
Ama o şehir vardı o şehri kazıyorum.
O şehir ki ey rabbim bilirsin ki kalbindir,
Postacıysa bilirsin seni anan dilimdir;
Galiba pulu yoktu zarftan bana kalp in’dir,
Dilimle pul arası sınırsız bir milimdir.
Yoruma Kapalı.