Seninle konuşmak imkânsız
tutuklu olmak kolay değil
tutuklu olan dilim değil
bıraksan sabaha kadar konuşuruz
öyle değil
öyle bir kural var ki aramızda
onu kim koyduysa
canını yakmak isterim
herkesin bir yolu var sana doğru
patikadır, çevre yoludur, düzayak
benim sana yok
sen bilirsin ki bu kadar yalnızlık bu kadar uykudan
bu kadar uyku bu kadar bensizlikten
bu kadar uyuyorsun işte
hangi birinde bana kavuştun
nedir o tertemiz anlamı rüyaların bana yormuyorsan
senin bir sırrın var o benim
sırrın olmadan çatlarsın
senin bir süveterin ilkokuldan beridir o ben
hapşırınca sümüğünü siliverdiğin o
sana bunları anlatamam
senin bana yasakladığın tarafların
bana ambargo uyguladığın
gerisini beş paraya dünyanın geriye kalan halklarına sattığın
tarafların var
su dökündükçe kokuşan taraflar
sökündükçe kuşan laflar
öndükçe uyuşanlar
dükçe şanlar
bûk çûn
ben burda bunları böyle
söyledikçe uzaklaşan
uzaklaştıkça bulanan bir anlam oluyor
tarifi yalnızlığın
yalnızsın
bulgursuz değirmen kadar yalnız
babanın antep’te tütün sarmayan elleri kadar yalnız
o kadar içten bir yalnızlık ki
o kadar anadolusu.
öyle bir kural var ki aramızda
onu kim koyduysa canını yakmak isterim
herkesin bir yolu var sana doğru
patikadır, çevre yoludur, düz ayak
benim sana yok
Not: Dedim Murat Solgun’a dedim baba ne ekleyelim neyle başlayalım açılış bâbında. şrrak diye yollayıverdi bu bu olsun deyu. içi geçmiş kokuşuk harflerimi tekrardan koydum. balık kokacaksa baştan koksun ha?! ha ha ha. pis kahkahamdan tırsın. buradakiler geliyor..
Yoruma Kapalı.