Sabahın çarmıhında bir şehirdim ben
Bütün canlar ağırlığınca asılıyken mıhlara
Doğudan batıya, yücelerden aşağılara gerildim
Güneşe baktım ülkemin mağara ağzından
Kendimi ölümün sağır ellerine
Salmamak için sevgimi karalar ülkesine
Etime saplanan evraklar arasından
Bu sözleri kendime mal ettim
Yere çekti zaman evlerin sesini
Yargıçların ilenciyle kulelerden sarktım
Caddemde gürleyen hayatın sesi
Gövdemden uçsun diye sana cilve yaptım
Na’ptımsa barışamadı yeryüzüyle sözüm
Na’ptımsa patronlarla kaynaşmadı usum
İsalığım zulmün iplerini çözemedi
Mağaramdaki yarasalar
Gülüşen kargalar kanımın tadını bilemedi
Ağıyorum kollarımdan, göklere uzanarak
Kendimi ak bulutlardan topluyorum
Sızan kan öldürmeyecek
Kırbaçlar silemeyecek sesimi
Biliyorum kesilene dek
Nefesim zulmü belgeleyecek
Ayaklarım bir zaman yük olduğunda
O zaman yer dünyayı emecek
İnsanlar çarmıhtaki çocukları
Eve dönecek diye bekleyecek
Gel ne olur Godot
Umutlar tükenecek!
17.05.10
02:21
Fatsa
Yoruma Kapalı.