Bad-ı saba dosttan haber getirse
Sakiler meclise gam keder sunar
Künc-i meyhanede meyler içilse
Hallaç huzurumda enel hak döner
Dostun cemalidir aklımı alan
Maşuktur aşığı çöllere salan
Hiçlik deryasında bu dünya yalan
Ömür sona erer dertlerin diner
Başımı uzattım korkmadım dara
Nazarın sinemde açtı bin yara
Benden selam söyle o nazlı yare
Bağrımda ateşler kül olur söner
Gezerim gezerim ilim bilinmez
Yürürüm çöllerde dostum görülmez
Günahım da çoktur defter silinmez
Vücut sarayına ateşler siner
Kulun der ki canım almadım murad
Bin yıl kalsan dahi gülmüyor surat
Dostun rızasıyla geçilir sırat
Ecel gelir bir gün can ata biner
Yoruma Kapalı.